Boğaziçi’nde Bilim | Akademik Dünyada Kadın Olmak

https://bogazicindebilim.boun.edu.tr/content/akademik-dunyada-kadin-olmak

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Lale Akarun akademik dünyada kadın olmak üzerine Bolbilim.com’a yazdı…

Akademik dünyada kadın olmak, kadın yönetici olmak zor mu? Ne gibi zorluklarla karşılaştım? Ne tavsiye ederim?

Doğrusunu isterseniz, ancak doktoramı bitirip bir akademik pozisyona başvurunca, kadın olarak farklı davranış göreceğimi anladım. İlk akademik pozisyonuma başvurduğumda, bana “kadınlardan randıman alamıyoruz” dediler. Sanki kadınlar süt ineği de, randıman alacaksınız! Yılmadan, küsmeden başvurumu yaptım, sebat ettim, kendimi kabul ettirdim. Benim yöneticim konumundaki kişilerin, başarısız olacağıma dair bir önyargı taşıması ve benden, erkek meslektaşlarımdan farklı şeyler beklemesi (yılbaşı partisini bölümün kadınları düzenlesin!) beni çok üzmüştü. Yıllar geçti; bu önyargıların ne kadar haksız olduğunu onlar da gördü; ama zamanında epey bir mutsuz oldum.

Şimdi, kariyerime yeni başlıyor olsam, ne yapardım? Muhtemelen ben farklı bir şey yapmazdım, ama ne yapılması gerektiğini daha iyi öğrendim: Belki daha gençler, bunlardan faydalanırlar.

Kendinize güvenin. Siz, şimdiye kadar, erkeklerin kayırıldığı bir dünyada yaşadınız. Bir kadın ve bir erkek, aynı noktada ise, mutlaka kadın daha çok çalışarak oraya gelmiştir. Onun için kendinize güvenin.

İletişim yetenekleri konusunda kadınlara iltimas geçilmiştir: Kendimizi hem sözlü, hem de yazılı iyi ifade edebiliriz. Bu yetenekler, akademik hayatta çok önemlidir, ve sizi ileri çıkaracaktır. Kitap yazın, makale yazın, konuşma yapın. Bunlarda nicelik değil, nitelik önemlidir. Bu işi iyi yapın.

Kadınlara verilen diğer hediyeler, yaratıcılığa yatkınlıktır. Sanat ya da edebiyatta yaratıcılık ile bilimsel dünyada yaratıcılık el ele gider. Diğer alanlardan beslenin; bu sizin kendi alanınızda yaratıcılığınızı besler.

Ben eşimle dağcılık yaptım, kaya tırmanamam, korkağımdır, ama sebat eder, 24 saat yürürüm, dengemi, moralimi hiç bozmam. Akademik hayat da, uzun mesafe yürüyüşleriyle doludur. Bilimsel araştırmalar, buluşlar, bir gecede yapılmaz, uzun süreli çalışmalar sonucunda o aydınlanma anları ortaya çıkar. Rosalind Franklin’in DNA üzerinde yıllar süren X-ışını kırınım çalışmalarını laboratuvarından haberi olmadan almasalar, Watson ve Crick o aydınlanmayı yaşayamazlardı. Sebat edin, mükafatını alırsınız.

Bunu dedikten sonra, mükafatını almak için, hakkınızı savunun. Rosalind Franklin, deney sonuçlarının kullanılmasına, sessiz kalarak onay vermiş; çünkü o dönemde üniversitede bir kadının var olması, bir lütuf gibi görülüyormuş. Dünya değişti, bunun bilincinde olun. Bu benim işim, ilk yazar ben olacağım deyin. Külfetini çektiniz, kredisini alın.

Ancak, bencil olmayın. Sorumluluk sahibi olun, işlere talip olun, sorumlulukla yaptığınızı gösterin. Uzun vadede, yöneticilik görevlerini yüklenmenizi sağlayacak önemli deneyimler edinirsiniz.

Kadınlara verilen diğer bir meziyet, empati yeteneğidir. Karşınızdaki insan üzülünce sizin de gözünüz yaşarıyorsa, bu yeteneğe sahip olduğunuzdandır. Karşısındaki insanın duygularını anlamak, ne düşüneceğini bilmek, yöneticilik için çok önemli bir meziyettir. Bu yeteneğinizi olumlu anlamda kullanırsanız, hem öğrencilerinizi, hem meslektaşlarınızı iyi yönetirsiniz.

Toplum, kadınlardan, kadın rolü doğrultusunda şeyler bekliyor: Şık giyinmesini, nazik,kibar, şefkatli, düşünceli, alçakgönüllü olmasını, insan ilişkilerini iyi yürütmesini, sosyal bir ortam yaratmasını. İstemiyorsanız böyle şeyler yapmayın, ama madem böyle bir yeteneğiniz var, kullanın. Yılbaşı partisi için evde yemek pişirmek zorunda değilsiniz; ama catering firmasından yemek seçmeyi bile bir erkekten iyi yaparsınız: Yapın ve kredisini alın.

Kendiniz olun: İşte açık saçık fıkralar anlatılıyorsa, siz de bunları komik bulmuyorsanız, gülmek zorunda değilsiniz. Komik bulmadığınızı söyleyin. Kendi bakış açınızı yansıtın, onları utandırın. Erkek olmadığınızı, ve kadın olarak eşit davranış ve saygı beklediğinizi söylemekten çekinmeyin. Kuralların, kanunların, sizin de eşit vatandaş olarak hakkınızı koruması için talepte bulunun, bu yönde gayret edin.

Akademik görevlere talip olurken; eve kim bakacak, çocuğuma kim bakar, evdeki yaşlılara kim bakacak diye düşünüp, kendinizi geri çekmeyin. Şunu düşünün: Eşim bu pozisyona talip olsaydı, bu görevleri kime bırakacaktı? Size. Siz de onu çok sevdiğiniz için yüklenecektiniz. Onu örnek alın: Siz de eşinize bırakın bu görevleri.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>